BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ SEVGİLİ ADA’M

Bir varmış, bir yokmuş diye başlar bütün masallar.

En güzel hayallerle süslenir minik dagarcıklar.

Büyüyen gözlere, sevinç çığlıkları eklenir her bir satırda.

Akılda kalanlar, koca bir dünya sunar tüm yaşantıda.

 

Bu masal da güzeller güzeli Ada Prenses için yazılmıştır.

 

Bir varmış, bir yokmuş.

Dünya ülkelerinden birinde

Filiz isminde genç bir kadın,her gün tanrıya yalvarıyormuş.

“Tanrım, ne olur sağlıklı bir kızım olsun. Tuna oğluma güzel bir kardeş ver. Yaşamları boyunca birbirlerine destek olsunlar. Birbirlerini çok sevip çok iyi anlaşsınlar.”

 

Tanrı duymuş bu içten seslenişi.

“Tamam demiş, bir bebeğin olacak ama zor da bir hamilelik olacak bilesin.”

Filiz, olsun demiş, katlanırım. Yeter ki sağlıklı, pamuk prenses gibi  güzel, Tuna oğlum gibi sevimli, onun gibi akıllı bir kızım olsun.

 

O günden sonra karnı giderek büyümeye başlamış. Ama her geçen gün uykuları da azaldıkça azalmış. Hiç uyumadan geçirdiği pek çok gece olmaya başlamış.

Annesi ile birlikte her gün deniz kenarında yürüyor, martıları ve uzaktaki adaları gördükçe bir parça olsun rahatlıyormuş. İçinden de kızımın adı “Ada” olacak diye geçiriyormuş. Bu martılar gibi kanat çırpacak geleceğine. Onlar gibi dans edecek dalgalarla. Ama her dalganın tepesinde olmayı becerecek onlar gibi.

Yine bir gün gezerlerken kumsalda, bembeyaz martılar arasında kara bir karga görmüşler. Annesi bakmış dalgın gözlerine Filiz’in. Ona kumsalı göstererek seslenmiş.

-Bak, kızım demiş,şu kargaya bak. Ne kadar da şanssız.Bembeyaz martılar arasında kara bir karga.

Filiz önce kargaya sonra da annesine bakarak gülümsemiş.

-Hayır anne demiş,oda şanslı. Uçabiliyor ya …

O zaman anlamış annesi Filiz kızın asil yüreğini. Tamam, demiş içinden.Kızım her olumsuzluktan güzel bir sonuç çıkarmasını biliyor.

Filiz’e bir başka bakmış o günden sonra. Kızım dayanacak demiş,uykusuz gecelere.

 

Nihayet gelmiş beklenen gün.

Ada bebek, simsiyah saçları, kocaman gözleri ile büyülemiş çevresindeki  herkesi.

 

En çok Tuna agabeyini sevmiş Ada.Onun “Acaba beni eskisi kadar severler mi?” sorusunu görmüş sevimli bakışlarında.

Tüm korkusu geçivermiş annesinin ak sütünü emerken. Şanslıyım diye gülümsemiş,beni bu kadar çok seven varken.

 

El bebek gül bebek büyüyormuş Ada bebek. En çok kum ile oynamayı sevmiş ilk yıl.Deniz kenarında koşuşturan ağabey ve ablalarını gördükçe utanmış cıbıldadığı kovasından.

 

İkinci yıl salıncaklar olmuş en sevdiği. Birde çiçekler…

Her biri ayrı renkte, ayrı çeşitte, ayrı kokuda ne çok çiçek varmış meğer?

Sevmeyi, sevdiklerini incitmemeyi,sevdiklerine çiçek vermeyi öğrenmiş  Ada bebek.

 

Üçüncü yıl oyuncak sandığı piyanonun başına geçip büyükler gibi sesler çıkarmayı denemiş. Ağabeyi o kadar güzel bateri çalıyorsa oda neden piyano çalmasın ki?

 

Her yıl oyuncaklarına yenileri eklenirken bebeklerinin sayısı da artmış. Ama o barbi bebeklerini giydirmeyi,saçları ile oynamayı,resim yapmayı,en çok da dans etmeyi seviyormuş çeşit çeşit giysileriyle.

Peri masallarındaki periler kadar güzel bir kız oluyormuş günden güne.

Su perisi gibi deniz kıyısında koşuyor, balık kız gibi yüzüyormuş artık.

 

Bu arada üzüldügü şeylerde oluyormuş tabi ki…

Ağabeyi bazen ona sert davranıyor, ödevlerini  yapmak istemediğinde annesi çok üzülüyormuş. “Ben çok çalışacağım,annemi hiç üzmeyeceğim” diye düşünüyormuş… Ama nedense ağabeyine hiç kızmak gelmiyormuş içinden. Biliyormuş ki ağabeyi onu gerçekten çok seviyor.

 

Bembeyaz kumsalları, masmavi suları olan bir adaya gittiklerinde tam 45 sivrisinek ısırmış bacaklarından. İnatla direnmiş Ada acısına ve kaşıntısına. İşte o zaman daha iyi anlamış ağabeyinin sıcacık sevgisini Ada’cık. Ve çevresindeki herkesin onu ne kadar sevdiğini.

 

Evet,büyüyecek Ada. Her gün biraz daha, biraz daha büyüyüp güzelleşecek.Her gün biraz daha sevecek minik yüreği.

 

Hiç bir engel yıldırmayacak onu. Her koşulda başarmayı, her koşulda mutlu olmayı bilecek.

 

Gökten üç elma düşecek masallardaki gibi!

Birini paylaşacak çevresi ile,

birini saklayacak ailesine.

Kendi elmasını ise zevkle yemesini bilecek Ada’cık. Yaşamdan zevk almasını bileceği gibi…

 

İyi ki doğdun Ada. Doğum günün kutlu, tüm yaşamın mutlu olsun…

 

Seni çok, çok, çok seviyoruz!

 

Nurten anneannen ve Fikret deden…